İran Hürmüz Boğazı'nı açtı, Trump'tan peş peşe paylaşımlar: 'İsrail'in Lübnan'a saldırması yasaklandı'

17 Nisan 2026

İran Hürmüz Boğazı'nı açtı, Trump'tan peş peşe paylaşımlar: 'İsrail'in Lübnan'a saldırması yasaklandı'

Başkan Trump, ABD'nin İsrail'in Lübnan'a saldırmasını 'yasakladığını' duyurdu. Bu çarpıcı açıklama, İran'ın hayati önemdeki Hürmüz Boğazı'nı yeniden gemi geçişlerine açmasıyla aynı anda geldi.

Başkan Donald Trump, Cuma günü sosyal medyada peş peşe yaptığı paylaşımlarla, ABD'nin İsrail'in Lübnan'a saldırmasını artık 'yasakladığını' duyurdu. Bu açıklama, savaşın vurduğu ülkede yürürlüğe giren 10 günlük yeni ateşkesin ardından geldi. Trump'ın bu duyuruları, İran'ın ayrı bir açıklamayla hayati önemdeki Hürmüz Boğazı'nı ticari gemiciliğe 'tamamen açtığını' ilan etmesiyle aynı zamana denk geldi. Bu adım, İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında Lübnan'da süren çatışmaların durdurulmasıyla bağlantılıydı. Başkan Trump bu gelişmeleri memnuniyetle karşılarken, Tahran'la daha geniş kapsamlı bir barış anlaşmasının yakın olduğunu ima etti ve bir paylaşımında 'Pakistan'a teşekkürler' diyerek diplomatik ilerlemede Pakistan'ın rolüne dikkat çekti.

Cuma günü yaşananlar, haftalardır Orta Doğu'yu etkisi altına alan çatışmada bir dönüm noktası oldu. Çatışma, 28 Şubat'ta başlayan doğrudan bir ABD-İsrail-İran savaşıyla tırmanmıştı. Bu savaş, İran'ın, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir nokta olan Hürmüz Boğazı'nı kapatmasına yol açmıştı. Bu durum, enerji fiyatlarının fırlamasına ve küresel bir resesyon korkusuna neden olmuştu. Bölgedeki yeni sükunet, İsrail ve Lübnan arasında gece yarısı başlayan ve haftalardır süren yıkıcı saldırıları durduran 10 günlük ateşkesin ardından geldi. Bu saldırılarda Lübnan'da 2.000'den fazla insan hayatını kaybetmiş, bir milyondan fazla kişi de yerinden edilmişti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, boğazın yeniden açılmasını açıkça bu ateşkese bağladı.

Başkan Trump, sosyal medya paylaşımlarında bu gelişmelerin çatışmanın kesin olarak sona erdiğinin sinyali olduğu yönünde kendinden emin bir tablo çizdi. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı bir daha asla kapatmamayı kabul ettiğini ve 'nükleer toz' olarak bahsettiği zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçeceğini iddia etti. Ancak bu iyimserlik, Trump'ın kendi açıklamasıyla gölgelendi. Trump, İran limanlarına yönelik ABD deniz ablukasının, İran'la nihai anlaşma '%100 tamamlanana' kadar devam edeceğini belirtti. İranlı yetkililer ise daha temkinliydi. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ablukası devam ederse boğazın açık kalmayacağı uyarısında bulunarak sonucu sosyal medyanın değil, sahadaki gerçeklerin belirleyeceğini söyledi.

Pakistan, bu krizde kilit bir arabulucu olarak öne çıktı ve İslamabad'da ABD'li ve İranlı yetkililer arasında doğrudan görüşmelere ev sahipliği yaptı. Daha önceki bir müzakere turu nihai bir anlaşmayla sonuçlanmasa da, İslamabad'ın diplomatik çabalarının, mevcut Lübnan ateşkesinden önce gelen iki haftalık kırılgan bir ABD-İran ateşkesinin sağlanmasına yardımcı olduğu belirtiliyor. Bu çabalar, gerilimin düşürülmesine zemin hazırladı. Ülkenin Washington, Tahran ve Suudi Arabistan gibi bölgesel güçlerle güvenilir ilişkiler sürdürme yeteneği, onu devam eden barış sürecinde önemli bir kolaylaştırıcı olarak konumlandırdı.

Yerinden edilmiş Lübnanlı aileler evlerine temkinli bir şekilde dönmeye başlarken, uluslararası toplum bu kırılgan ateşkesleri umut ve şüphe karışımı bir duyguyla izliyor. Sonraki adımların, geçici ateşkeslerin kalıcı bir anlaşmaya dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğini görmek için muhtemelen hafta sonu boyunca sürecek daha yoğun müzakereleri içermesi bekleniyor. Boğazın yeniden açılması haberiyle petrol fiyatları düşmüş olsa da, İran'a yönelik devam eden ABD ablukası ve Washington ile Tahran'dan gelen çelişkili açıklamalar, bölgede kalıcı barışı sağlamanın önündeki köklü zorlukların altını çiziyor.

Kaynak: hindustantimes

Yayın

The World Dispatch

Kaynak: World News API