Hükümete darbe: Kadın kotası tasarısı Lok Sabha'dan geçemedi

17 Nisan 2026

Hükümete darbe: Kadın kotası tasarısı Lok Sabha'dan geçemedi

Kadın Kotası Yasa Tasarısı, bir Anayasa değişikliği için gereken üçte iki çoğunluğa ulaşamayarak Lok Sabha'dan geçemedi. Kadınlara %33 kota getirmeyi amaçlayan ve seçim bölgelerinin yeniden çizilmesini de içeren tasarı, muhalefetin sert tepkisiyle karşılaşmıştı. Bu sonuç, hükümet için büyük bir siyasi gerileme olarak görülüyor.

Hindistan hükümeti önemli bir yasama yenilgisi yaşadı. Lok Sabha, Cuma günü, kadınlara parlamentonun alt kanadı ve eyalet meclislerinde %33'lük kota uygulamasını hızlandırmayı amaçlayan bir anayasa değişikliği tasarısını reddetti. 2026 tarihli Anayasa (Yüz Otuz Birinci Değişiklik) Tasarısı, gereken üçte iki çoğunluğu sağlayamadı. Bu durum, ülkenin yasama organlarında kadın temsilini artırmaya yönelik uzun süredir tartışılan politika için büyük bir gerileme oldu. Oylamada 298 milletvekili tasarıya "evet" oyu verirken 230 milletvekili karşı çıktı ve tasarının geçmesi için gereken 352 oya ulaşılamadı.

Hükümet, bu tasarıyı Nari Shakti Vandan Adhiniyam'ı hızlandırma çabası olarak sunmuştu. 2023'te kabul edilen bu tarihi yasa, kadınlar için üçte bir kotayı anayasal olarak zorunlu kılmıştı. Ancak yasa, kotanın uygulanmasını gelecekteki bir nüfus sayımına ve ardından yapılacak bir seçim bölgesi düzenlemesine bağlamıştı. Bu da yasanın yürürlüğe girmesini en az 2029'a kadar erteliyordu. 17 Nisan'da önerilen değişiklik ise bu takvimi aşmayı hedefliyordu. Değişiklik, seçim bölgelerinin yeniden çizilmesi için 2011 nüfus sayımının kullanılmasını ve toplam Lok Sabha sandalye sayısının artırılmasını öngörüyordu. Başbakan Narendra Modi, milletvekillerine tasarıyı bir ulusal çıkar meselesi olarak görerek desteklemeleri için çağrıda bulunmuştu.

Tasarının başarısız olmasının nedeni, birleşmiş muhalefetin sert tepkisiydi. Muhalefet, kadın kotası ile tartışmalı seçim bölgesi düzenlemesi arasında bağ kurulmasına şiddetle karşı çıktı. Aralarında Hindistan Ulusal Kongresi ve güney eyaletlerinden bölgesel partilerin de bulunduğu muhalefet, hükümeti popüler kadın kotasını bir "kılıf" olarak kullanmakla suçladı. Onlara göre hükümet, bu kılıfın ardında siyasi amaçlı bir seçim haritası değişikliği yapmaya çalışıyordu. Muhalefet, seçim bölgelerinin 2011 nüfus verilerine göre yeniden çizilmesinin, nüfus artışını daha iyi kontrol eden güney ve kuzeydoğu eyaletlerinin siyasi temsilini haksız yere azaltacağını savundu. Ayrıca bu durumun, iktidar partisinin daha güçlü olduğu kalabalık kuzey eyaletlerine fayda sağlayacağını belirtti.

Muhalefet Lideri Rahul Gandhi, tasarıyı "Anayasa'ya saldırı" ve "ulus karşıtı bir eylem" olarak nitelendirdi. Gandhi, asıl amacın kadınları güçlendirmek değil, Hindistan'ın federal seçim yapısını değiştirmek olduğunu iddia etti. Bu görüş, diğer muhalefet liderleri tarafından da paylaşıldı. Muhalefet, kadın kotasının seçim bölgesi düzenlemesinden ayrılması halinde tasarıyı geçirmeye hazır olduklarını belirtmişti. Hükümetin bu yenilgisi, bazıları tarafından "demokrasi için büyük bir zafer" olarak kutlandı. Onlara göre bu sonuç, ülkenin federal dengesini baltalamaya yönelik bir girişimi engellemişti.

Tasarının reddedilmesinin ardından hükümet, bağlantılı iki yasa teklifini daha ilerletmeyeceğini duyurdu. Bunlar, 2026 tarihli Seçim Bölgesi Düzenlemesi Tasarısı ve 2026 tarihli Birlik Toprakları Yasaları (Değişiklik) Tasarısı'ydı. Hükümet, üç tasarının birbiriyle bağlantılı olduğunu kabul etti. Parlamento İşleri Bakanı Kiren Rijiju ise muhalefeti, kadınları güçlendirmek için tarihi bir fırsatı kaçırmakla suçladı. Kadın Kotası Yasası'nın geleceği artık 2023'teki yasanın orijinal koşullarına bağlı. Bu da yasanın uygulanmasının birkaç yıl daha pek mümkün olmadığı anlamına geliyor. Uygulama için yeni bir ulusal nüfus sayımı ve ardından karmaşık bir siyasi süreç olan seçim bölgesi düzenlemesi gerekiyor.

Kaynak: economictimes_indiatimes

Yayın

The World Dispatch

Kaynak: World News API