ADALAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
16 Nisan 2026
İstanbul'un Prens Adaları, son yıllarda tarihi ve doğal dokusunu etkileyen imar planı tartışmalarıyla gündemdeki yerini korurken, Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davalar da bölgedeki hukuki mücadelenin bir parçasını oluşturuyor. Mahkeme, mülkiyet anlaşmazlıklarından miras konularına kadar Ada sakinlerinin günlük yaşamını doğrudan etkileyen birçok dosyayı ele alıyor. Bu davalar, Adalar'ın geleceğine dair daha geniş bir tartışmanın yaşandığı bir dönemde, bireysel mülkiyet hakları ve hukuki süreçlerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin gündemindeki dosyalar arasında, bölgenin hassas mülkiyet yapısını yansıtan "tapu iptali ve tescil" davaları öne çıkıyor. Bu tür davalar, genellikle mülklerin el değiştirmesi, geçmişten gelen zilyetlik hakları veya miras paylaşımındaki anlaşmazlıklar gibi konuları içeriyor. Yakın tarihli bir ilanda, mahkemenin 2011 yılına uzanan bir tapu iptal ve tescil davası için Haziran 2026'ya duruşma günü verdiği görülüyor. Bu durum, Adalar'daki hukuki süreçlerin ne kadar uzun soluklu olabildiğini ve mülkiyetle ilgili belirsizliklerin çözümünün yıllar sürebildiğini gösteriyor. Her bir dava, kendi özelinde bir hak arayışını temsil ederken, bir bütün olarak Adalar'daki mülkiyet düzeninin kırılganlığını da gözler önüne seriyor.
Bireysel mülkiyet davaları Adliye koridorlarında sürerken, Ada sakinleri ve sivil toplum kuruluşları, bölgenin bütününü etkileyen daha büyük bir hukuki mücadele yürütüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Adalar Koruma Amaçlı İmar Planları, kamuoyunda ve yerel halk arasında yoğun tepkilere neden oldu. Planların, Adalar'ın eşsiz doğal ve kültürel mirasını korumak yerine, yapılaşmayı artıracağı ve kıyıların kamusal kullanımını kısıtlayacağı endişesiyle çok sayıda itiraz dilekçesi verildi ve davalar açıldı. Bu süreç, Adalıların kendi yaşam alanlarının geleceği üzerinde söz sahibi olma kararlılığını gösteren kolektif bir direnişe dönüştü.
Bu geniş çaplı hukuki mücadelenin en önemli sonuçlarından biri, İstanbul İdare Mahkemesi'nin söz konusu imar planları hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermesi oldu. Mahkeme, bilirkişi raporlarına atıfta bulunarak planların Kıyı Kanunu ve imar mevzuatına aykırılıklar içerdiğini, ayrıca Adalar'ın özgün yapısını ve yangın riski gibi kritik faktörleri yeterince dikkate almadığını belirtti. Bu karar, imar planlarına karşı çıkan Ada sakinleri ve koruma savunucuları için önemli bir kazanım olarak değerlendirildi. Yürütmenin durdurulması, planların uygulanmasını geçici olarak askıya alarak, Adalar'ın geleceği için kritik bir zaman kazandırdı.
Şimdi gözler, imar planlarıyla ilgili nihai yargı kararlarına ve bu süreçte atılacak adımlara çevrilmiş durumda. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararının ardından ilgili bakanlık ve kurumların planlarda ne gibi değişiklikler yapacağı veya yeni bir plan hazırlayıp hazırlamayacağı belirsizliğini koruyor. Bu süreçte Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi gibi adli birimlerde görülen bireysel davalar devam ederken, idari yargıda süren imar planı mücadelesi Adalar'ın uzun vadeli kaderini belirleyecek. Paydaşlar, Adalar'ın korunarak yaşatılması ilkesinin tüm planlama ve hukuki süreçlerin merkezinde yer almasını umut ediyor.
Kaynak: hurriyet