Lübnan'da Saldırılarda Ölü Sayısı 2.196'ya Yükseldi
16 Nisan 2026
İsrail'in saldırıları sonucu Lübnan'da hayatını kaybedenlerin sayısı 2.196'ya, yaralılar 7.185'e ulaştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, ülke genelinde devam eden şiddetli çatışmalar ve saldırılar nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 2.196'ya yükseldi. Bakanlık, son 24 saat içinde 29 kişinin daha hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 7.185'e ulaştığını kamuoyuyla paylaştı. Mart ayının başından itibaren tırmanan ve son haftalarda yoğunlaşan saldırı dalgasında ölenler arasında 172 çocuk, 260 kadın ve 93 sağlık çalışanı bulunuyor. Bu rakamlar, çatışmaların sivil halk ve kritik altyapı üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor.
Mevcut kriz, 2 Mart 2026 tarihinde İsrail'in, Lübnan topraklarından atılan füzeleri gerekçe göstererek başlattığı geniş çaplı askeri operasyonla patlak verdi. Bu tarihten itibaren başkent Beyrut da dahil olmak üzere ülkenin pek çok noktası hava ve deniz saldırılarına maruz kalırken, çatışmalar özellikle Lübnan'ın güneyi ve Batı Bekaa vilayetinde yoğunlaştı. İsrail'in 16 Mart'ta güney Lübnan'da bir kara harekatı başlatmasıyla birlikte kriz yeni ve daha kanlı bir evreye girdi. Çatışmaların şiddeti zaman zaman o denli arttı ki, yalnızca 8 Nisan günü düzenlenen eş zamanlı saldırılarda 357 kişi hayatını kaybetti.
Saldırıların yol açtığı insani bilanço her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, çatışmaların başlangıcından bu yana bir milyondan fazla sivil, evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yerinden edilen bu insanlar, kapasiteleri dolmak üzere olan barınma merkezlerinde, okullarda veya zorlu koşullar altında hayata tutunmaya çalışıyor. İnsani durumun vahameti, sahadaki fiziki yıkımla birleşiyor. Paylaşılan uydu görüntüleri, İsrail sınırına yakın güneydeki kasaba ve köylerde 1.400'den fazla binanın sistematik olarak yıkıldığını doğruluyor. Bu durum, bölgedeki sivil nüfusun geri dönüşünü imkansız kılmayı amaçlayan bir stratejinin parçası olarak yorumlanıyor.
Uluslararası toplumdan yükselen ateşkes çağrıları ve diplomatik çabalar, sahadaki şiddeti durdurmaya henüz yetmedi. Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuğunda Washington'da Lübnan ve İsrail heyetleri arasında başlayan doğrudan müzakereler devam etse de, bu görüşmeler çatışmaların gölgesinde kalıyor. Müzakere masasına rağmen Hizbullah, İsrail'in kuzeyine roket saldırıları düzenlemeyi sürdürürken, İsrail ordusu da Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarını Bint Cubeyl gibi stratejik öneme sahip beldelerde yoğunlaştırıyor. Askeri uzmanlar, Bint Cubeyl'in kontrolünün savaşın seyri açısından kritik bir rol oynayabileceğini belirtiyor.
Bölgedeki gerilim, Lübnan'da barışı koruma misyonu yürüten Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) faaliyetlerini de ciddi şekilde sekteye uğratıyor. UNIFIL, İsrail güçlerinin güzergahları kapatarak, izinleri iptal ederek ve zaman zaman doğrudan BM personeli ile araçlarını hedef alarak barış gücü operasyonlarını engellediğini bildirdi. Bu engellemelerin, BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının ihlali anlamına geldiği vurgulanıyor. Hem sahadaki askeri hareketliliğin sürmesi hem de diplomatik kanallardaki ilerlemenin yavaşlığı, Lübnan'daki krizin yakın gelecekteki seyrine ilişkin belirsizlikleri artırarak bölge halkı için endişeleri derinleştiriyor.
Kaynak: sondakika